Tüm yazılar
|

Denetimin Dayanılmaz Yalnızlığı

Lojistikte Denetimin Önemini ve Olası Denetim Metodlarını içeren kapsamlı bir raporu kendi hayat hikayemle harmanlayıp huzurlarınıza sunuyorum. Umarım keyif alırsınız.


Denetimin Dayanılmaz Yalnızlığı

ODTÜ İstatistik bölümünden mezun olduktan sonra iş arayışına girdim. O dönemde benim bölümümden mezun olan kişilerin çalışabileceği iki farklı alan mevcuttu: Bankacılık ve Bilişim. Benim gönlüm daima bilişimden yana olmuştu ama 90'lı yılların siyasi çalkantıları insana çok da fazla iş beğenme olanağı sağlamıyordu. Bu sebeple karşıma çıkan neredeyse her işe başvurdum.

İş görüşmesi için bir gün Adana'ya gidiyorum, bir gün Kütahya'ya, bir gün İstanbul'a. Mersin'e dönüyorum daha eve adım atmadan bir haber daha geliyor hadi bakalım tekrar İstanbul'a . . . Epey hareketli zamanlardı.

İlk Temas: Beklenmedik Bir Mülakat Deneyimi

Görüşmeye çağıran firmalardan birisi de Akbank'tı. Gittim, görüşmeye girdim. Görüşmede oldukça samimi bir direktör ve bir ik uzmanı var . ik uzmanı beni yanlamasına izliyor ve hiç müdahale etmiyor ama sürekli not alıyor ve ben sadece yazılım direktörüyle görüşüyorum. Normalde bir iş görüşmesi 1 bilemediğin 2 saat sürerken bizim görüşmemiz 4 saat sürdü. Direktör de ODTÜ'lüymüş, konu konuyu açtı, yemekhanenin berbat yemekleri, Devrim stadı falan derken biz zamanın nasıl geçtiğini anlamamışız.

Bilişim Mülakatı Karikatürü

Neyse mülakat bitti, evime döndüm. aradan iki gün geçti beni Akbank'tan tekrar aradılar ve görüşmeye çağırdılar, ben "tamam ya, bu iş oldu" kafasıyla kalkıp İstanbul'a gittim. Ne de olsa ikinci görüşmeye çağırdıklarına göre bu iş bitmiş olmalı, değil mi?

Maskelerin Düştüğü An: Stres Testi

Gittim ama bu defa karşımda bam başka insanlar var. tavır, davranışlar çok değişik. İlk görüşmedeki o samimiyet ve muhabbetten eser yok. herkes ölüm ciddiyetinde. çok suratsız ve kasvetli bir ortam. Benimle birlikte onlarca kişiyi çok zorlu bir yazılı sınava soktular. Sorular Türkçe ama ben okulda ingilizce eğitim almışım mesleki terimlerin Türkçelerini hiç bilmiyorum, artık çağrıştırdığı kadarıyla sınavdaki soruları yaptım ve çıktım. Akbank'ın ikiz kulelerinden ayrılırken kendimi dayak yemiş gibi hissediyordum.

Onun ardından daha o kadar çok görüşmeye, mülakata gittim ki bu iki başvuruyu ben unutmuşum bile. haftalar geçmiş, Bir gün yine Akbank'tan ikinci bir görüşme için çağırdılar. Bu defa Yönetim Kuruluyla mülakata çağırıyorlar. Son adım. Tabii bu görüşme onlar için 2nci, benim için 3ncü görüşme. ben hala görüşmeler arasındaki farkı ayırd edebilmiş değilim.

Mahkeme Salonu Gibi Bir Oda

Tekrar görüşmeye girdim. gene çok ciddi bir ortam buz gibi yüzler. . . Asık suratlar . . . Bir biraz bekledim, orada benim gibi bekleyenler var. Giren 5 dakika kalıyor, yüzü bembeyaz bir şekilde çıkıyor. kaçarcasına da uzaklaşıyor o ortamdan. Neyse bir süre sonra beni de mülakat odasına aldılar. Kocaman geniş bir salon, tahminen 8- 10 kişilik bir değerlendirme ekibi. Hepsi sanki sırf bu iş için bir cast ajansından seçilmiş gibi duran aşırı ciddi ve asabî görünen ensesi kalın tipler. suratlarında tek bir mimik bile yok. koca salonda yalnızca onlar ve çaresiz ben . . .

O salonun yapısından mıdır bilmem bu adamlar bir dev misali, öyle görkemli duruyorlardı ki kimsenin yüzüne bakmaya bile cesaret edebildiğimi sanmıyorum. Aynı bir mahkeme salonunda gibiydim. o kadar gergin bir ortam ve hepsinin gözü üzerimde. Sanırsınız ben bir idam mahkumuyum ve az sonra benim ölümüme ferman verecekler. Öyle bir hava var odada. Ben hiç te kolay strese girebilen bir insan değilimdir. en stresli durumlarda bile sakinliğimi korurum ve her ortamda rahat kalabilirim . . diye bilirdim. Ta ki o güne kadar.

İnanır mısınız bacaklarım titriyor korkudan. Daha adamlar hiç bir soru sormadılar ama ben canımın yarısını o mülakat salonunda harcadım diyebilirim. İçlerinden en kalın sesli olanı - diğerlerinin sesini hiç duymadım ama, bundan daha kalın ve tok bir ses olamaz diye böyle söylüyorum - arkamdaki bir kutuyu gösterdi ve "ORADAN BİRRRRR ZARF ÇEKKKK VE İÇİNDEKİ SORUYU CEVAPLAAAAAAA" diye bir emir verdi. Tek bir ağızdan değil de, sanki bu ses odanın içindeki tüm zerrelerin içinden fışkıyor gibi geldi bana. Aynı Big Bang'in ilk patladığında yayılan bir ışıma gibi. . . Tur dağındaki Musa'nın halini o an çok daha iyi anladım diyebilirim.

"Regresyon Nedir?"

Ben ellerim titreye, titreye bir yandan da bunu göstermemeye çalışarak bir zarf çektim. "Regresyon nedir? nerelerde kullanılır?" Bu mu lan . . .? Ben de ciddi bir soru soracaksınız zannettiydim . . . Tabii onlara bu şekilde söylemedim. zaten çok iyi bildiğim bir konuydu ve bildiğim kadarıyla ve sesimin titremesini de gizleyerek anlattım. Hiç bir yorum yapmadılar. söylediklerimi dinlediklerini bile sanmıyorum. aynı duygusuz ses tonuyla "TAMAMMMMM . . . ÇIKABİLİRSİNNNNNN " dedi o ulvî ses. Emin olun ki hiç ikiletmedim. Bacaklarımın beni beklemeye tahammülü yoktu sanki. fırlarcasına dışarı çıktım. iş miş te gözümde yoktu artık. O ortamdan kurtulayım da başka birşey istemiyorum.

Kurtlar ve Kuzu Karikatürü

Odadan dışarı çıktığımda yüzümün hali nasıldıysa, görevli bayan durumumu anladı sanırım. "Stres testiniz nasıl geçti ?" diye sordu. "STRES TESTİ MİYDİ BU? girmeden önce niye söylemediniz, hiç olmazsa hazırlık yapardık" dedim, "söyleseydik test olmaktan çıkardı" diye karşılık verdi. Kaçarcasına Mersin'e döndüm.

İki Yol Ayrımı: Bilişim mi, Denetim mi?

Gene haftalar geçti ve Dördüncü Akbank Mülakatı . . . "Eee Yeter Artık ! Mülakat mülakat nereye kadar? Alacaksanız alın artık. Nereye kadar görüşeceğiz daha" . . . diyemedim tabii ki, onun yerine "tabii, lafı mı olur? Yarına oradayım" dedim ve benim dördüncü mülakatım için İstanbul'a gittim. Yine soğuk yüzler, ciddiyet, stres le karşılaşacağım diye düşünürken , benim ilk mülakatıma katılan direktör ve İK uzmanı karşımda. Aynı samimiyet, aynı muhabbet. Tabii ben olayı o zaman öğreniyorum ki ben Akbank'taki iki farklı departman tarafından ayrı çağrılmışım. birisi Bilişim departmanıymış, diğeri ise Denetim Departmanı. O soğuk suratları olanlar denetimcilermiş.

Bilgi İşlem Departmanında çalışmaya başlayabileceğimi söylediler, tabii havaya uçtum. Memleketten eşyalarımı getirip kısa bir sürede işe başladım. aynı günlerde denetim departmanı da işe kabul ettiğini açıkladı ama ben bilişim departmanını tercih ettim. Strese girmeye hiç niyetim yok. Kusura bakmayın.

Denetim Dünyasının "Öteki" Yüzü

İşe başlayıp başka departmanlarla iletişime geçince denetim depatmanının diğer tüm departmanlardan farklı olduğunu anlıyorsunuz. Tüm departmanlar bir yana, denetim departmanı bir yana gibi bir hava var banka sektöründe. Onlar diğer banka personeline yaklaşmazlar, arkadaşlık kurmazlar, diğer banka personeliyle aynı ortamda yemek dahi yemezler. Banka yemekhanelerinde iki kısım vardır; üst yönetim ve diğer personelin yemek yediği bölüm. Denetim uzmanları da üst yönetimin yemekhanesini kullanırlar ve personel yemekhanesine girmezler bile. şimdi nasıl bilmiyorum ama en azından benim zamanımda öyleydi.

O dönemde bunun bir ayrımcılık olduğunu düşünüyordum. Zira ben her iki departmana da kabul edilmiştim. İstesem müfettiş olabilirdim. Şimdi niye müfettişlerle aynı statüde olamıyorum ki? Bunun makam ve mevkiyi hayatın temeline oturtmuş Türk Kültürünün bir bug'ı gibi kabul ediyordum o zamanlar. Bankada yavaş yavaş kaşarlanıp üst yönetimden insanlarla iletişim ve samimiyet kurmaya başladığımda bir üst düzey yöneticiye bu durumdan bahsettim. Bana , "İsveç gibi bir ülkede yaşıyor olsaydık bunun haklı bir şikayet olabileceğini, ancak Türkiye için haklı olmadığını" söylemişti. "Şayet bir müfettişle bir banka çalışanı fazla samimi olurlarsa, kısa süre içinde ahbap çavuş ilişkisiyle denetim görevi aksar ve şirket operasyonları bu sebeple sekteye uğrayabilir. Bu sebeple biz müfettişlerin banka çalışanlarıyla fazla içli dışlı olmasını istemeyiz. tüm personelle belli bir mesafeyi korumalarını isteriz" diye dile getirmişti.

O zaman için katılmamıştım ama şimdiki kafa yapımla çok doğru bir tercih . nereye giderseniz gidin, müfettişler hep soğuk, donuk, çekilmez tiplerdir. herkes onlardan korkar, çekinir . bir öğretmene sorun, en büyük kabusu okula müfettişlerin gelmesidir. bankaya da öyle . bir şube denetime girecek denildi mi o ortamda soğuk rüzgarlar eser. bir şubenin denetimi bitip te müfettişler başka bir şubeye geçtikleri gün o şubede kurbanlar kesilir. O kadar yani.

Lojistikte Denetimin Eksik Parçası

Denetim'in ne kadar önemli olduğunu ben lojistik sektörüne geçince öğrendim . bankacılık sektöründe denetim ne kadar önemli ve aktif roldeyse, lojistik sektöründe de o kadar silik durumda. Zaten küçük lojistik firmalarında denetim departmanı nedir bilmezler bile. orta ve büyük lojistik firmalarında da Kalite Yönetim Stratejilerinin bir gereği olarak denetim departmanları kurulur ama bu sadece kağıt üstündedir . kimsenin bu rol üstünde çalıştığını göremezsiniz.

Bir Lojistik şirketinde denetim görevini nispeten patronlar yürütür, onların da geçmişlerinin eski kamyoncular olduğu düşünülürse , denetimin nasıl yapılacağını bilmelerini haliyle bekleyemezsin. Yaklaşık 15 yıldır, Mersin'deki orta ve büyük ölçekli Lojistik Firmalarının çoğunu tanıyorum, neredeyse hiç birinde ciddi bir denetim faaliyeti görebilmiş değilim. Zaten bu yüzden de bu tür firmalarda ERP sistemlerinin başarıya ulaşma oranı diğer sektörlere nazaran çok daha düşük.

Lojistik ve Denetim Karikatürü

Acı Gerçek: Önce Denetim, Sonra Yazılım

Oysa Operasyonel disiplinin en önemli yapı taşı denetimdir. Siz gerekli denetlemeyi yapmadıktan sonra en mükemmel ERP sistemini, kalite Yönetim Sistemini de getirseniz boşa. Yıllardır ERP yazılımları üzerine çalışıyorum. Normalde bana soranlara "mutlaka ERP sistemlerine geçiş yap" derdim. Ama ben artık böyle söylemiyorum. "Sen ilk olarak şirketinin denetim mekanizmalarını iyi kur, bu yeter" diyorum. Çünkü en iyi yazılımı da kullansanız içindeki verileri kontrol etmedikten sonra bir anlamı yok. "Sen denetim mekanizmalarını kurmaya başla. Bunu yaparken yolun zaten Kalite Yönetim Sistemine, ERP Sistemlerine düşecektir. Ama bunu sağlamadan boşuna gereksiz masraf yapma"

Benim şu anki düşüncem bu. Uzun bir yazı olduğunun farkındayım. ancak konu bu kadarla bitmedi. Özellikle Lojistikte denetimle ilgili kapsamlı raporu da şahsi web sitemde yayınladım . bu raporda akademik seviyede denetimin önemli, doğru denetim yöntemleri konusunda detaylı bilgi edinebilir, İnteraktif bir şekilde raporun içeriğiyle ilgili detaylı sorular sorup, anında yanıt alabilirsiniz. Bu kıyağı da size kimse yapmaz. Benden söylemesi . . .

Soru & Cevap

Bu makale hakkında soru sorun. AI, makalenin bilgi tabanına dayanarak yanıt verecektir.

Yorumlar yükleniyor...

Tüm yazılara dön